En Etkili 3 SEO Tekniğini Google Açıkladı

En Etkili 3 SEO Tekniğini Google Açıkladı

“Google Webmaster Trends Analyst” sorumluluğunu yürüten Martin Splitt; geçtiğimiz günlerde odaklanılması gereken en güçlü 3 SEO tekniğini açıkladı! Ardından, hepimizin en çok merak ettiği o soruya da yanıt verdi:
“Google, ilgili (tutarlı) sayfaları nasıl ayırt ediyor, seçiyor?”
Martin’in cevabı şöyle:
“Kullanıcıya en iyi sonucu göstermek için 200’ün üzerinde farklı sinyaller kullanıyoruz. Örneğin; başlık, meta description, sitedeki içeriğin aslı, fotoğraflar, linkler…vb. Bir sitenin Google sıralamalarında en iyi performansı nasıl gösterebileceği sorusu, cevaplanması zor bir soru ama; en iyiyi seçebilmek için birçok sinyal kaynağından faydalanıyoruz!” 

En Etkili 1. SEO Tekniği: İçerik

Kendisine, en güçlü 3 SEO tekniği sorulduğunda ise verdiği cevap şu şekilde:
“Sanırım benden beklediğiniz cevap şöyle… Şu yoldan ilerleyin, şu çerçevede kalın…vb. Ama işler öyle yürümüyor diyebilirim. İhtiyacınız olan şey, gerçek anlamda “kaliteli” içerikler! Bu da, içeriğe önem vermeniz gerekiyor demektir. Çünkü içerikler, kullanıcıya bir hedef sağlar. 
Kullanıcıların görmek istedikleri veya ihtiyaç duydukları içerikler üretmelisiniz. Eğer içerikleriniz, peşinden koştuğum bilgiyi bana sunuyorsa, bana bir şekilde fayda sağlıyorsa, eksiklerimi tamamlıyorsa, işte o zaman doğru yoldasınız demektir.” 
Martin’in açıklamasındaki en önemli cümle şu aslında: “İçerikleriniz bir amaca hitap etmeli.” 
Eğer, herhangi bir müşteri, internet üzerinde “En büyük boy pizza” gibi bir ürün arıyorsa, Google böyle bir arayışta, en iyi eşleşen sonuçları vermekle görevlidir. 
Google’ın bu hizmette odaklandığı temel nokta ise birebir eşleşmedir! Bu yüzden, ürün sayfalarınızı oluştururken basit düşünün. Ürün sayfasının amacı, Google’a daha kolay anlaşılır bilgiler sunmaktır. Böylece, en uygun müşterilerle ürünlerinizi eşleştirebilir! 
Tabii ki, kullanıcı memnuniyeti sağlamak açısından, onlara ürünleri karşılaştırabilecekleri alanlar (web sayfaları) da yaratabilirsiniz. 
Ama eğer konumuz e-ticaret değilse, yani asıl ürünümüz bir “konu” veya “hizmet” veya başlıksa, bu kez Google’ın farklı davrandığını söylememiz gerekiyor! SEO uzmanlarına en çok danışılan konulardan birisi de budur. 
Kendinizi sadece anahtar kelimelerle kısıtlamadan, stratejinize daha geniş bir çerçeveden yaklaşmalısınız. 

İçerikleriniz Tutarlı Olsun, Bir Amaca Hitap Etsin

Buradaki tutarlılıktan kastedilen, aslında web sitenizdeki içeriğin o konu ile “yakından ilgili” olmasıdır. Kullanıcıların, Google’da hangi cümlelerle arama yaptıklarını bilmek çok önemli. 
Martin, bu başlıkla ilgili şunları ifade etmiş:
“İçeriklerinizi, belirli bir kitleye hitap etmek amacıyla üretirsiniz. Hedef kitlenizin amacı da, içeriklerinizden yararlanmaktır. İçeriğinize ilgi duyan bu kullanıcılar, belirli kelimelerle arama yaparlar.
Örneğin; kullanıcı bir dondurma siparişi vermek istiyor diye düşünelim. Google’da böyle bir arama yaparken, dondurma kelimesinden farklı olarak çok ayrıntılı marka isimlerine veya teknik kelimelere takılmayacaktır! Çok basit, ilk akla gelen kelimeler kullanacaktır. 
Tabii ki, bir marka ismi de anahtar kelime olarak tercih edilebilir; ama kullanıcı bu marka ismine dair kelimelere, aradığı dondurmaya ulaştıktan sonra bakacaktır. Yani, doğru anahtar kelimeler doğru yerde kullanılmalı! 
Kısacası, halk dilinde, günlük konuşma dilinde hareket edin (anahtar kelimeleri seçerken vb.).”

En Etkili 2. SEO Tekniği: Meta Data 

En etkili 2. SEO tekniğimiz, biraz daha teknik bir konu. Martin’e, içerikten sonra hangi 2 faktörün daha önce geldiği sorulmuş ve cevabını aynen aktarıyoruz:
“İçeriğinizi doğru ifade eden doğru meta etiketler kullanmalısınız. Böylece, “snippet” alanlarında, doğru meta açıklamalarla kendinize daha fazla yer bulabilirsiniz. Yani “en iyi sonuç” sizin içeriğinizden gelebilir! 
Sayfa isimleriniz de, tamamen o sayfanın konusuna, içeriğine hitap etmeli. Birçok farklı konunun üzerinde, hepsine hitap eden bir sayfa ismi olmamalı. Sayfa isimlerinde spesifik davranmalısınız. 
Sayfanın içeriğine özgü olarak, sayfa isimleriniz farklıysa, bu harikadır!”
Martin, yukarıda da görmüş olduğunuz gibi iki konunun üzerinde duruyor. Birisi, etkili sayfa başlıkları (isimleri), diğeri de etkili meta açıklamalar (ve etiketler). 
Eğer bir “tamplate” yani hazır şablon kullanıyorsanız, Google, web sayfalarınızı yanlış değerlendirebilir. En iyisi; sayfa başlıklarının ve meta etiketlerin “biricik” yani özgün olmasıdır. Böylece, otomasyon da Google tarafından sağlıklı bir şekilde işleyecektir.
ÖNEMLİ NOT: Biz de, daha önceki birçok yazımızda, meta etiketlerin artık sıralamalara herhangi bir etkisinin olmadığını duyurmuştuk; ama aradan en az 2 yıl geçti. Görünen o ki, Google bu noktada bazı yenilikler yapmış! Meta etiketler, tek başına sıralamalara etki etmiyor olsa bile, dolaylı da olsa önemli bir etkiye sahip olduğu açıkça görülüyor. 

En etkili 3. SEO Tekniği: Performans (Sayfa Hızı vb.) 

Martin’in üzerinde durduğu en önemli 3. SEO tekniği ise performans! 
Konuyla ilgili, Google’ın tanınır isimlerinden John Mueller de benzer bir açıklama yapmıştı. John Mueller’in bir sıralama faktörü olarak sayfa hızıyla ilgili neler söylediğine bir bakalım:
“İyi haber şu ki, birçok farklı sıralama faktörü bulunuyor. Bu yüzden, her konuda mükemmel olmak zorunda değilsiniz. 
Fakat, şöyle bir yanılsamaya düşülmemeli. Konusunda ilk sırada olan web sitelerini düşündüğümüzde bazılarının sayfa hızı size düşük gelebilir. Bu, sayfa hızının bir sıralama faktörü olarak önemsiz olduğu anlamına gelmiyor! 
Sayfa hızı, gerçekten de sıralamalarda önemli bir faktördür. Diğer yandan, tek faktör olmadığı da tabii ki doğru.” 
Google, sayfa hızı ya da performans derken bile aslında aynı yere vurgu yapıyor: Kullanıcı memnuniyeti. Kimse, geç açılan veya zor açılan bir web sayfasını ziyaret etmek istemez!



Yorum Yazın

Profesyonel destek için iletişime geçin. İletişim