Youtube Aramalarında İlk Sıraya Çıkmanın Formülü

Başlığı okuyunca bu size masalmış gibi gelebilir. Ancak birazdan paylaşacağımız makale, tamamen yaşanmış gerçek bir tecrübeye dayanıyor. SEO köşe yazarlarından Andrew Dennis’in bu çok özel durum çalışmasını sizlere birebir kendi ağzından aktarıyoruz! 

Andrew Dennis’in 29 Ağustos Tarihli Durum Çalışması Makalesi 

“YouTube aramalarında en önde olmak çok kolay!”
Tabii ki bunu söylerken bu işin aslında ne kadar zor olduğunu biliyorum. SEO ve arama endüstrisinde geçirdiğim onca iş tecrübesinin ardından, bu tür başarıların ne kadar büyük emek istediğinin farkındayım.
Aslında, kendi markamız için, 30 gün içerisinde YouTube aramalarında ilk sıraya yerleşmeyi hedeflediğimiz bir süreç geliştirdik. Size bu tecrübeden bahsedeceğim. Yaptığımız çalışmalar oldukça başarılı sonuçlar gösterdi. 
Siz de bu deneyimlerden yararlanarak, kendi videolarınız için stratejiler geliştirebileceksiniz. Her zaman için, bir tecrübeyi göstermek, onu anlatmaktan daha etkilidir. Bu yüzden bu yazıyı bir makale olarak değil, bir tecrübe olarak ele almanızı isterim. 

Popüler Sayfalar

İşe, YouTube’da sizin için popüler olan sayfaları analiz etmekle başlayın. YouTube aramaları, Google’la karşılaştırıldığında, daha az rekabet içerir (Ayrıca, her ikisinin de video sıralama ölçütleri farklıdır). Yine de, ayakları yere basan bir SEO yapınız mutlaka olmak zorunda. Videolarınızı YouTube’da bir numaraya yerleştirmek istiyorsanız, var olan başarılı bir sayfanın yapmış olduğu SEO çalışmalarını, benzer şekilde siz de üstlenmelisiniz. 
Biz kendi projemizde sıralamalarda iyi performans gösteren bir sayfayı örnek aldık. İlk sırada değilse bile, ilk sayfada yer alıyordu. Böyle bir referans sayfanın seçimini yaparken dikkat etmeniz gereken kriterler şu şekilde:
 * Sayfa içeriği, videoyu iyi yansıtmalı. Yani, uyumlu olmalı.
 * İzlenme sayısı yüksek olmalı.
 * Seçilen anahtar kelimeyle arama yapıldığında ilk en az 2 sayfada yer almalı.
Videonuzu nereye yerleştireceğiniz konusunda da stratejik düşünmelisiniz. Hedef anahtar kelimenizle arama yaptığınızda, ilk sırada hangi videoların gösterildiğini inceleyin. Eğer bu sonuçlarda; en az 3 popüler video, ek olarak yüksek izlenme oranlarına da sahipse; bu, kullanıcıların seçtiğiniz konuyla, ilgili olduklarını gösterir. Yani, doğru yolda olduğunuza dair bir işarettir! 
Bu noktada, videoları kimlerin paylaştığını ve video sahiplerini de inceleyin. Eğer videoyu paylaşan kişi çok ünlü bir isimde, bu kadar izlenmesinin öncelikli nedeni bu ünlünün popülerliği olabilir. Bu da, sizin için yanıltıcı olacaktır.

Video Hazırlığı 

Kendi projemiz için bir video hazırladık. Projemizin web sitesi Google aramalarında oldukça iyi bir yerdeydi. İlk sırada olmasa da, ilk sayfada yer alıyordu. Bu da, web sitesine ekleyeceğimiz video için bir avantajdı. 
Diğer bir avantajımız ise, site içeriğinin kolaylıkla bir videoya dönüştürebilecek nitelikte olmasıydı. 
Belirttiğim gibi, bir videonun kaç kez izlendiği; hem Google Video hem de YouTube için önemli bir sıralama faktörüdür. Bizim çalışmamızda, rakip videolar 100.000’in üzerinde izlenme oranına sahiptiler. Bunun iyi yanı, yukarıda belirttiğim gibi, projemizin konusunun popüler olduğuna dair kesin bir işaret olmasıydı. Yani, doğru yolda ilerliyorduk. 
Google’da başarı gösteren videoları da inceledik. Tüm bu işaretler bize şu sonucu gösterdi. Eğer web sitemiz için “yeterli kalitede” bir video hazırlarsak, YouTube’da ilk sıralarda yer alabilirdik. 

Video Optimizasyonu 

Artık, web sitemiz için hazırlayacağımız videonun başarı göstereceğinden emindik. Şimdi sıra, bu videoyu hazırlamaya gelmişti. 
Nasıl ki; web siteniz için yeni bir sayfa oluşturduğunuzda belirli SEO çalışmaları yapmak zorundaysanız, aynı çalışmalar video için de geçerli. Yapacağınız optimizasyon için en iyi pratikler (teknikler) şu şekilde:
 * Kullanıcıyı ilk 15 saniyede kendinize çekmelisiniz. Yani, videonuzun ilk saniyeleri çok önemli. 
 * Videonuzun bir de uzun versiyonunu hazırlayın. Çünkü izlenme süresi, YouTube için önemli bir sıralama faktörüdür. 
 * Videonun sonunda mutlaka bir “call to action” olmalı. Örneğin; izleyiciyi kanalınıza abone olmaya davet edin. Bu tür tıklamalar YouTube’a pozitif etkileşim sinyalleri gönderir. 
 * Videonuzun oynatılmadan önceki ilk görüntüsü (thumbnail) önemli. Göze hitap etmeli ve çekici olmalı.
 * Hazırladığınız videoyu web sitenizde öne çıkarın. Daha doğrusu, bir gazete manşeti gibi, ön planda olmalı. 
Tüm bu optimizasyon teknikleri, videonuzun hem Google’da hem de YouTube’da öne çıkması için büyük avantajlar sağlayacaktır. 
Web sitenizde, videoyu nereye yerleştirdiğiniz de önemli. Kullanıcıların, videonun neyle ilgili olduğu konusunda fikir sahibi olması açısından, açıklamalar yazabilirsiniz. Bu önemli, çünkü bu tür bir strateji de Google’a olumlu sinyaller gönderiyor. 
Web sitemizin Google aramalarında iyi bir sıralamaya sahip olması, video için de benzer başarılar getirdi. “Tutarlılık” açısından Google’a çok iyi sinyaller göndermiş olduk. 
Video içeriğimizde, rakiplerden daha fazla bilgi verdik. Böylece, içerik açısından da bir avantaj yarattık. “Thumbnail” dediğimiz, videonun sayfadaki ilk görünümü için özel emek harcadık. Kullanıcıda, tıklama isteği uyandırmalıydı. Rakiplerimizde böyle bir çalışma yapılmamıştı.
Video içeriğimizin, Google tarafında da tek başına getirileri oldu. Aramalarda zaten ilk sayfadaydı, ancak ilk sırada değildi. Yine de, üretmiş olduğumuz “kaliteli” video içerik, sıralamalarda başarı getirdi. Burada vurgulamak istediğim şey, içeriğin sağladığı ivme. Bir taraftan YouTube’a katkı sunarken, aynı zamanda Google tarafında da başarımızı tetikliyordu.

Sonuç:

Gördüğünüz gibi, YouTube’da yakaladığımız başarı için sihirli bir değneğe ihtiyacımız yoktu. Başlangıçta doğru bir strateji belirlemek, iyi bir planlama yapmak ve optimizasyonun gerektirdiği teknikleri uygulamak yeterli! 
Dilerim, bu durum çalışması sizler için de faydalı olacaktır.



Yorum Yazın

Profesyonel destek için iletişime geçin. İletişim