Site İçi Optimizasyonu Mu, Yoksa Trafik Optimizasyonu Mu?

Sizce hangisi daha başarılı sonuçlar getirir? Web site optimizasyonu mu, yoksa trafik optimizasyonu mu? Tabii ki, en iyisi her iki optimizasyonu da uygulamak. Fakat, özellikle de kısıtlı bir bütçeye ve insan kaynağına sahipseniz, her iki optimizasyon arasında bir seçim yapmanız gerekebilir. O halde gelin, hep beraber hızlı bir karşılaştırma yapalım.
Günümüzde UX testlerini sıkça duyuyoruz. İster SEO uzmanı, ister dijital pazarlama uzmanı olun, testler ve veriler sizin için daima önemlidir. Çünkü bu süreçleri uygulamadığınızda yatırımınız boşa gidebilir. 
Her ne kadar bütçelerden bahsediyor olsak da, zamanın da önemini hatırlatmakta fayda var. Çoğu yönetici için zaman her şeyden değerlidir! 

Trafik Optimizasyonu

Web sitemin trafik kalitesini artırmaya mı odaklanmalıyım, yoksa site deneyimini iyileştirmek daha mı iyi? 
Diyelim ki, web trafiğini artırmak için reklam harcaması yaptınız. Tıklama başına 1 TL gibi bir bütçeyle karşılaştınız. Ancak, bu rakamı biraz daha iyileştirmek istiyorsunuz diye düşünelim. 
Birkaç aydır bu kampanyaya 5.000 TL yatırım yaptığınızı farz ediyoruz. Reklamlarınız da yaklaşık 5.000 kez tıklanmış olsun. Fakat, dönüşüm oranlarına yani satışlara baktığınızda her 4 tıklamadan sadece 1’inin satışa dönüştüğünü fark ettiniz. Böyle bir senaryoda, reklam yatırımınızın büyük bir bölümü boşa gitmiş gibi görünüyor. Bu da, tıklama başı maliyetin aslında 1 TL değil, 4 TL olduğuna işaret eder. 
Şimdi senaryomuzu bir de site optimizasyonu açısından ele alalım!

Site İçi Optimizasyonu

Yukarıdaki rakamlardan ilerlersek, müşteri başına 4 TL reklam gideriniz oluyor. Öncelikli hedeflerinizden bir diğeri de bu müşterilere, sitenizi ziyaret ettiklerinde başarılı bir deneyim yaşatmak olmalıdır.
Bu yüzden bir A/B test yapmaya karar verdiğinizi varsayalım. 
Haberler iyi olmasa da, gerçeği size hatırlatmakta fayda var. İşin aslı şu ki, test ettiğiniz ziyaretçi sayısı 5.000 değil. Başarı oranınız ¼ olduğu için test ettiğiniz kişi sayısı reel olarak sadece 1.250! İyi tarafından bakacak olursak yine de, A/B testi için elinizde yeterli sayıda müşteri var. 
Sitenizin görünümünde değişiklikler yaptınız, kontrol grubunu ve değişken grubu belirledikten sonra bir 5.000 TL daha reklam harcaması yaptınız diye düşünelim. Ve yeni rakamlar gösteriyor ki, yeni tasarımla birlikte performansınız %20’lik bir artış gösterdi. Bu, iyi bir başarı mı sizce?
Büyük resme baktığımızda sonuç şöyle. Her iki reklam kampanyası için de 5.000 TL ayırdınız. Ancak, yeni tasarım size %20’lik bir performans artışı sağladı. Bu da, dönüşüm maliyetinizi azalttığınız anlamına geliyor! 

Sonuç

Hemen acele etmeyin. Gözden kaçırmış olabileceğimiz bir ayrıntı daha var. Tıklama başı maliyetinizin, dönüşüm oranlarıyla karşılaştırdığınızda 1 TL değil, reelde 4 TL olduğunu söylemiştik. 
%20’lik bir performans artışı (kontrol grubunda değil, değişken grupta) % 4.8’lik bir dönüşüm oranına işaret eder (Kontrol grubunda bu oran %4.0 idi). Bu da, büyük resme baktığımızda yeterli bir başarı değil. Böyle bir senaryoda, web sitenizi tasarım açısından geliştirerek başarı elde ettiğiniz doğru; ancak büyük resim, tıklama başı maliyetin çok yüksek olduğunu söylüyor. 
Yani, temelde trafik oranlarına değil “Kaliteli Trafik” oranlarına odaklanmalısınız. Kaliteli trafikten kastımız da, dönüşümü artırmak. Satın almaya dönüşen site ziyaretçilerinden bahsediyoruz. 
Yine yukarıdaki senaryomuz üzerinden düşünecek olursak, harcadığınız 5.000 TL’lik bütçeyi, tasarıma (veya kaliteli trafik adına her şey) ayırmış olsaydınız sizin için daha kârlı olacaktı! Önemli olan, “satın alan müşterinin tıklama maliyeti”dir.
Dürüst olmak gerekirse, matematikle ve rakamlarla aranız iyi olmalı. Eğer reklam yani trafik optimizasyonlarınıza güveniyorsanız, site trafiğinizi kaliteli görüyorsanız; bu yolda devam etmek mantıklıdır. Fakat site trafiğiniz yüksek olduğu halde, satışa dönüşmüyorsa bu bir uyarıdır diyebiliriz. Web sitenizi geliştirmek, yani UX, önceliğiniz olmalıdır.



Yorum Yazın

Profesyonel destek için iletişime geçin. İletişim